Yazan: admin Tarih: Oca 27th, 2012 | Kategori::
Can boğazdan
Ninelerimizin yaptığı tereyağının kokusunu unuttuğumuz ve yediğimiz tereyağlarını ciddi biçimde sorgulamaya başladığımız bu günlerde gördüğüm bir yazı kendi tereyağımızı yapmaya karar vermemizi sağladı.
Tereyağı nasıl yapılır? (evde)
Önce aldığınız günlük sütten yoğurt yapıyoruz. Marketten aldığınız yoğurtlardan ne yazık ki olmuyor. Evet bir pet şişenin yarısına kadar yoğurt dolduruyoruz (huni kullanın). İçine biraz da su ekleyip elimizde yarım saat civarı sallıyoruz. Hazırladığımız soğuk suyun içine pet şişeyi atıp bir kaç dakika bekletiyoruz. Bu işlemde oluşan tereyağının yüzeye çıkmaya başladığını görürsünüz. Sonra pet şişenin içinde oluşan ayranı süzgeçten geçiriyoruz. Süzgecin üzerinde kalan sizin tereyağınızdır. El yapımı ya da ev yapımı… Ne derseniz artık. Ayrıca gün boyu içmek için de bolca ayranınız oldu. Hem de hakiki birinci sınıf ayran. Oldukça organik… Afiyet olsun…. Bu işi yapmak için yayık ya da turhan denilen aletler de var tabi. Eğer büyük düşünüyorsanız neden olmasın… Eskiden Anadolu’da her köy evinde bulunurdu bu yayıklardan. İnsanlar şehirde yaşasalar da sağlıklı olanın doğal olduğunu biliyorlar artık…
Ha bu arada bana ilham veren o yazı da burada… Mehmet Yaşin yazmış…
Yazan: admin Tarih: Kas 29th, 2011 | Kategori::
Merak ettik
Acemi twitter kullanıcılarının, basit olmasına rağmen Twitter’in mantığını anlamakta güçlük çektiğini görüyoruz. Örneğin, retweet nedir? mention nedir? tweet tweet diyorlar nedir bu tweet?
Öncelikle twitter, kendini kasıp 140 karakterlik bir fikir beyan etmek zorunda kalanları takip ettiğiniz sadece takip etmekle kalmayıp hiç takipçiniz olmasa bile boyna 140 karakterlik bir şeyler yazıp boşluğa saldığınız bir platform…
Twitter’de kullanılan bazı terimleri açıklayalım:

tweet: 140 karakterlik bir metin yazıp, gerekirse bir link paylaşabildiğimiz eylem…
retweet: Başka bir tweti’i kendi prolinde göstermek. Facebook’taki “paylaş” işlevi gibi…
mention: @akcakese şeklinde, direk kullanıcıya mesaj yollamak. Mention yapacağınız kişinin kullanıcı adının başına @ işareti koyularak yapılabileceği gibi, bir tweete reply diyerek de mention yapılmış olur.
hashtag: Twitter’de hashtags, twitter’de search işlemine benzer ama daha farklı bir felsefesi vardır. Örneğin twitter’de akçakese kelimesini search yaptığınızda yani aradığınızda, karşınıza içerisinde akçakese kelimesi geçen tüm tweetler listelenir. Yenisi geldikçe listenin en üstünde görünür. Bu özellik öyle muhteşemdir ki, bir konu ya da olay hakkında sıcak bilgiye anında ulaşırsınız. Örnek vermek gerekirse, Ankaragücü taraftarının maç sonunda olay çıkardığını duydunuz ama gazetelere henüz düşmemiş, düşmüşse de yeterli bilgi yok. Twitter’in search özelliği burada devreye giriyor. Arama kısmına (search) ankaragücü yazdığınızda o anda Ankaragücü ile ilgili ne konuşuluyorsa haberiniz olacaktır. Gelelim hashtag meselesine; hashtag başına # işareti konularak gerçekleşen bir etiketleme sistemi. #ankaragücü örneğinden gidelim. Bu şekilde yazılmış bir hashtag’ı tweet’iniz içinde kullanırsanız. Bu konu hakkında konuştuğunuzu belli ediyorsunuz. Örnek: Ankaragücü taraftarı yine olay çıkarmış #ankaragücü
Neyse kullanınca daha kolay öğrenirsiniz.
Bir de twitter’de trend meselesi var. Yeni bir özellik. Sağ tarafta görünür. O an seçili bölgede (Worldwide, Turkey, Germany) o an en çok hangi konu, kişi ya da olaydan bahsedildiğini, hangi hasgtag’ın en çok kullanıldığını görebilirsiniz.
Yazan: admin Tarih: Kas 19th, 2011 | Kategori::
Can boğazdan
Size şimdi Osmanlı Sarayları’nda padişahların falan mideye afiyetle indirdikleri bir yemeği anlatacağız. Mutancana. Adamların ağızlarının tadını nasıl da bildiklerini yemeği yedikten sonra farkedeceksiniz.
Mutancana tavuk etinden de yapılıyormuş ama kurban bayramı vesilesiyle elimizde kuzu eti olduğundan biz de kırmızı etten yapacağız. Ama mutancana yemeğini koyun ya da kuzunun but kısmından yapıyoruz.
Malzemeler:
- Bir buçuk kilo kadar kuzu eti
- Arpacık soğanı (200 gr)
- 2 yemek kaşığı tereyağı
- 1 yemek kaşığı buğday unu
- Bir avuç kızıl üzüm
- 2 çorba kaşığı bal
- 2 çay kaşığı tuz
- Bir avuç soyulmuş badem
- Bir kaç tane incir
- Sumak
Mutancana tarifi:
Tereyağı yemeğin pişeceği tencerede suyunu çekene kadar kavuruyoruz.
Arpacık soğanlarını ekliyoruz.
Bir kaç dakika daha kavurduktan sonra bir yemek kaşığı un atıyoruz.
Bu şekilde bir iki dakika daha kavurduktan sonra, 2 bardak su ekliyoruz.
Suyu ekledikten sonra kısık ateşte 45 – 50 dakika kadar pişiriyoruz.
Bu süre sonunda içine bal, tuz ve kızıl üzümleri ekliyoruz.
Beş dakika daha pişirdikten sonra yemek hazır.
Üzerine haşlanmış badem ve ince uzun doğranmış incirleri soteleyip servis edebiliriz.
Elbette sumak ve diğer baharatlar yemeğe tat katacaktır.
İnce detay: Etleri bir gün önceden marine ederseniz yani zeytinyağı içinde bekletirseniz etler daha yumuşak olacak, yemek te daha lezzetli olacaktır.
Yazan: admin Tarih: Kas 9th, 2011 | Kategori::
Görseller,
Yaşam
Yazan: admin Tarih: Kas 9th, 2011 | Kategori::
Görseller
Yazan: admin Tarih: Kas 9th, 2011 | Kategori::
Görseller
Yazan: admin Tarih: Kas 9th, 2011 | Kategori::
Görseller
Yazan: admin Tarih: Eki 13th, 2011 | Kategori::
Çevir sesi yok
Facebook hesabı çalınanlar ilk olarak şifre sıfırlama yöntemini kullanmalı. Bunun için “E-Posta ile yeni bir şifre sıfırlama parametresi” oluşturulmalıdır. Eğer, e-posta adresi de bir başkası tarafından kontrol altına alındı ise, ilk aşama olarak o e-posta adresinin kurtarılması gerekecektir. Çünkü, Facebook e-posta adresleri üzerinden bilgi güvenliğini sağlamaktadır. Bu sebeple en başta e-posta hesaplarını koruma altına almak gerekir.
E-posta hesabınız çalındıysa buna bağlı Facebook ve diğer sitelerdeki üyelikleriniz de tehdit altında demektir. Bu sorunla karşılaşan kullanıcılar kendileri ve listesindeki arkadaşları ile bahsi geçen mağdurun profilini şikayet ederek, eğer facebook tarafından da bu şikayetin doğruluğu tespit edilir ise hesabın kapatılmasını sağlayabilirler.
Hesaplarınızda olduğunca zor karakterler de kullanmanız da yararınıza olacaktır. Üyelik isteyen herhangi bir siteye kaydolurken e-posta adresinizden sonra sizden şifre belirlemeniz istenir. Çoğu kullanıcı bu alan e-posta hesabının şifresini yazarak tuzağa düşer. Bu sebeple e-posta hesabınızın şifresi uniq olmalı yani başka hiçbir yere kullanmamalısınız. Hatta mümkünse üyelik gerektiren tüm sitelere üye olurken farklı şifreler kullanın. Şifremi unuturum endişesi taşımayın, çünkü üyelik aşamasında doğru e-posta adresi yazarsanız şifreniz size her istediğinizde gönderilecek ya da sıfırlanacaktır.
Yazan: admin Tarih: Eyl 26th, 2011 | Kategori::
Bir kenarda dursun,
Çevir sesi yok
Şu hayatta sinir olduğumuz bir kaç hödüklükten biri de girdiğiniz bir forumda işinize yarayacak bir linke tıklamak için foruma üye olmamızın istenmesidir.
İnternetten bir sürücü, program vs. aradığınızda karşınıza genelde forum siteleri çıkar. Tam aradığımı sanırım buldum derken, forumda verilen linkin kilitli olduğunu görürsünüz. Üstelik o linkte karşımıza ne çıkacağı da belli değil.
Ancak Firefox kullanıyorsan forumlarına daha fazla üye kazanmak için bu yöntemi kullanan uyanıkların heveslerine kursaklarında bırakabilirsin. Nasıl mı?
BugMeNot eklentisini kullanarak. Firefox eklentileri burada da imdadımıza yetişiyor…
Firefox kullanıyorsanız zaten nasıl kuracağınızı biliyorsunuzdur. Eğer bilmiyorsanız şuradan indirin…
Yazan: admin Tarih: Eyl 21st, 2011 | Kategori::
Yaşam
Dizilerin bir güzel yanı varsa o da; istedikleri bir konuya insanların ilgisini çekebiliyor olmaları, hemen bir kamuoyu oluşturuyor olmaları olmalı. Tabi tutan ve karakterli diziler için. Örneğin Öyle BirGeçer Zamanki”
Dizi’de Ahmet ile Cengiz’in okuduğu iki şiir. Yani şiirlerin bir bölümleri. Birisi Nazım Hikmet’ten Memleketim.
Diğeri Ahmed Arif’ten Suskun şiiri.
Nazım Hikmet- Memleketim
“Memleketim, memleketim, memleketim,
ne kasketim kaldı senin ora işi
ne yollarını taşımış ayakkabım,
son mintanın da sırtımda paralandı çoktan,
Şile bezindendi.
Sen şimdi yalnız saçımın akında,
enfarktında yüreğimin,
alnımın çizgilerindesin memleketim,
memleketim,
memleketim…”
Ahmet Arif’ten “Suskun” adlı şiirin son kısmı;
Sus, kimseler duymasın,
Duymasın, ölürüm ha.
Aymışam yarı gece,
Seni bulmuşam sonra.
Seni, kaburgamın altın parçası.
Seni, dişlerinde elma kokusu.
Bir daha hangi ana doğurur bizi?
Ruhum…
Mısra çekiyorum, haberin olsun.
Çarşıların en küçük meyhanesi bu,
Saçları yüzümde kardeş, çocuksu.
Derimizin altında o ölüm namussuzu…
Ve Ahmedin işi ilk rasgidiyor.
İlktir dost elinin hançersizliği…
Ağlıyor yeşil.